tisdag 22 augusti 2017

Amnesty Türkiye başkanı Zarathustra Acat'ın konuşması


Değerli misafirler, sizleri Amnesy Stockholm, 06-Türkiye Grubu adına selamlıyor, hoş geldiniz diyorum.

Grubumuz yeni, ancak bunun kurulma çabası, bazı zorluk ve aşamalar sonrasında gerçekleşebildi. Bu süreyi kısatıp, Türkiye grubunun kurulmasında yardımcı olan Amnesty Kamouyu Etkileme Şefi değerli Elisabeth Lundgren’e burada, arkadaşım Karın Lehner'e teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bu grubun kurulması için emek veren ve yönetimide yer alan arkadaşlarım Lisa Tistad, Stig Johnell, Farhad Jahanmihan, Kamal Alawi ve Elias Arndtzen’e da teşekkür ediyorum. 
Değerli misafirlerimiz, Türkiye’de her defasında birçok insanın ölümüne neden olan ve ülkedeki demokrasiyi ve yaşamı felce uğratan askeri darbelerden birisi, 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilmeye çalışılmış, ancak başarılı olmamıştır. Başarısız darbe girişimi sonrasında, bunu planlayan ve gerçekleştirenler kişilere karşı yapılan tutuklama ve yargılamalar devam etmektedir.
Son dönemlerde yapılan operasyonların bir kısmı sözkosusu sorunla bağlantısı olmadığı açık. Hükümetin bu yöndeki ısrar ve tutumu sıkça eleştirilmektedir. Operasyonların yoğun olarak muhalefete, basın-yayına, insan hakları çalışanlarına ve azınlıklara da yöneldiği vurgulanarak, buna son verilmesi istenmektedir.  
15 Temmuz 2016 başarısız darbe sonrasında, kapatılan 156 medya kuruluşu, işini kaybeden 2500 medya çalışanı, cezaevine konulan 120 gazeteci ve işine son verilen 100 binin üzerinde doktor, akademisyen ve eğitmen, cezaevine konulan 10’un üzerinde milletvekilli ve özgürlüğü kısıtlı binlerce kişinin önemli bir kısmı, ‘muğlak’ olan terörle mücadele yasası çerçevesinde tutuklu bulunmakta, ‘FETO’ya üyelik ve yardım’ ya da ‘askeri derbeye destek verme’yle ilişkileri bulunmamaktadır. 
Örneğin, 5 Haziran günü insan hakları savunucularından 10 kişi gözaltına alımıştır. Bundan önce Af Örgütü Türkiye yönetim kurulu başkanı Taner Kılıç, yanlış iddia ve bilgilerle cezaevine konulmuştur. Yetersiz kanıt, yanlış iddia ve suçlamalarla gözaltına alınan 10 kişiden altısı hakkında tutuklanma kararı verilmiştir. Bunların arasında Af Örgütü Türkiye direktörü İdil Eser ve İsveç uyruklu IT eğitimcisi Ali Gharavi de var.
Öte yandan, Türkiye Kurdistanı’nda PKK ve devlet güçleri arasındaki çatışmalar devam etmektedir. Tartışılması halen taraflarca benimsenmeyen, adeta yasaklı olan ve getirdiği sonuçlar ile insanlık dramına dönüşen, ardından gözyaşı ve kapanmaz yaralar bırakan yanlış ‘hendek kararı’ ve ardından ilan edilen ‘sokağa çıkma yasakları’ esnasında estirilen sınırsız şiddetin izleri, tüm canlılığıyla hafızlardadır. Yüzlerce evin yıkımı ve yaklaşık 500 bin kişinin göçertilmesi bir insanlık ayıbıdır. 
Yine Turabdin bölgesinde, çok yönlü baskılar yüzünden giderek azalan Asuri Suryanılerin kilise ve topraklarının kamulaştırılması ise büyük günah ve adaletsizliktir.
Değerli katılımcılar. Hepimiz bazı konularda ayrı düşünebiliriz. Ancak bizleri yan yana getiren, Türkiye’de demokrasinin gelişmesini istemek ve insan haklarının yaşamın bir parçası haline getirilmesinde yardımcı olmaktır, diye düşünüyorum. Amaç, başkasını sert eleştirmek değildlir. Burada toplanarak, olumlu yönde katkı sunabileceğimizin da işaretini veriyoruz. Burada önemli olan bu insani istek ve tutumun doğru okunması ve diyalog için kapıların açık bırakılmasıdır. 
Türkiye’deki herkes, tüm kültür ve inançlar insan haklarının en güzeline layık. Demokrasinin gelişimini istemek ve bu yönde gelişmeler sağlamak, baskı kurmakla değil, sorunları tartışmakla ve bilince çıkarmakla, hukuki çerçeve içinde demokratik reformalara destek vermekle, projelere katılmak ve sorunlara insani anlamda yapıcı ve dostane bir tavır ile yardımlaşmakla ve emek vermekle mümkün olduğunu düşünüyorum.
İşte bundan dolayı Ağustos ayı tema toplantımızda, konuya ilgi duyan organizasyon ve kişilikleri buluşturmak ve Türkiyedeki son durumu konuşmak, İsveç ve AB’nin bu gelişmelerle ilgili rolünü irdelemek için bir araya geldik. 
Bu anlamda tema toplantımıza katılıp, görüşleriyle renk katacak olan Kurdistan Federasyonu Dernekleri Yönetim Kurulu Başkanı Keya İzol, Araştırmacı Eğitmen Feyyaz Kerimo, İsveç Pen Temsicisi Yazar Elisabeth Olin, İsveç Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili Serkan Köse, İsveç Moderat Partisi Milletvekili Margareta Cederfelt, İsveç Miljö Partisi Milletvekili Stefan Nillson ve arkadaşımız, Amnesty’nin Kampanya Kordinatorü Ylle Åkermo’ya teşekkür ediyor. Tema toplantımızın başarılı olmasını, ülkedeki demokrasinin gelişimine yardımcı olabilecek önerilerin çıkmasını diliyorum. 
12 ağustos 2017, Amnesty'nin 'Türkiye nereye doğru gidiyor' tema toplantısı

Zarathustra Acat
Gazeteci-Yazar
Amnesty Stockholm yönetim kurulu başkan yardımcısı
Amnesty Stockholm, 06-Türkiye Grubu yönetim kurulu başkanı


Inga kommentarer:

Skicka en kommentar