Amnesty 06 Türkiye Grubu 21 nisan günü, Af Örgütü’nün
2017-18 yıllık raporunun yayınlanması münasebetiyle Türkiye’de insan haklarının
gelişimi konusunda önemli bir seminer düzenledi. Seminere Palme Center’den Türkiye Programı Sorumlusu
Helin Şahin, İsveç Kurdistan
Dernekleri Federasyonu Başkanı Keya İzol, İnsan Hakları Örgütü CHAK İsveç
Başkanı Azad Heyder , tutuklu HDP Milletvekili Gülser Yıldırım’ın kardeşi Newroz
Yıldırım, Center Parti milletvekili ve meclis dış ilişkiler komisyonu üyesi Kerstin
Lundgren, Sosyal Demokrat Parti Merkezi Uluslararası Sekreter
Vekili Evin İncir, Miljö Partisi
milletvekili Pernilla Stålhammar, Stockholm Belediyesi Demokrasiden Sorumlu
Başkanı Sol Parti’den Ann-Margethe
Livh konuşmacı olarak katıldı. Kemal Görgü, monoloğu ve Gürsel Dayan sazı ve
sözü ile renk kattı. Katılımcılara öğlen yemeği ve tatlı ikram edildi.
Yıllardır
insan haklarıyla ilgileniyor, bununla ilgili toplantılara katılıyor, görüş
alışverişinde bulunuyor ve insan hakları çerçevesinde etkinlikler düzenliyoruz.
İsveç’in insani ve toplumsal örgütlerinin yanında, siyasi parti temsilcilerinin
Türkiye ile ilgili değerlendirme ve analizlerinde de öne çıkan noktalara işaret
etmek ve bunun paylaşılmasını önemli görüyorum. Seminer katılımcılarının da zaman
zaman işaret ettikleri bu noktaları sizinle paylaşmanın önemli olduğunu
düşünüyorum. Katılımcıların da işaret ettikleri noktalardan yola çıkarak,
seminerle ilgili notlarımı paylaşıyorum.
Askeri
darbeyi yapanlara destek şüphesiyle on binlerce kişi işten uzaklaştırıldı.
Darbeyle ilişkisi olmayan suçsuz kişilerin işine dönebilme süreci
hızlandırılmalıdır. Hukukun üstünlüğü esası temelinde mağdurlara yardım ve
gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.
Sokağa çıkma yasaklarının yaşadığı dönemde göçen ve göçmen durumuna düşen, evleri yıkılan ve eşyalarına zarar gelen yaklaşık 500 bin mağdurun sorunlarının çözümüne hız verilmeli. Zararları tespit edilmeli, giderilmelidir.
Türkiye’de
insan hakları konusunda kaygı verici gelişmeler olmaktadır. Durumun düzelmesi
için İsveç’te de etkinlikler yapmak ve konuyu tartışmak önemli. Bu yapılırken
diyalog yollarının açık tutulması şart. Türkiye’de insan hakları konusunda
gelişmelerin olumlu yönde başlamasıyla, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin canlandırılması
bir diğer önemli husus. Sokağa çıkma yasaklarının yaşadığı dönemde göçen ve göçmen durumuna düşen, evleri yıkılan ve eşyalarına zarar gelen yaklaşık 500 bin mağdurun sorunlarının çözümüne hız verilmeli. Zararları tespit edilmeli, giderilmelidir.
Türkiye
yeni bir seçime hazırlanıyor, bu İsveç’te siyasi ve insani çevrelerinin
ilgisini çekiyor, yakından takip ediliyor. Böylesi önemli bir sürece AKP ile diyalogları
olan parti temsilcileri dolaylı yol ve diplomatik dil ile mesaj veriyor. Seçilmiş
HDP milletvekilli ve yerel yöneticilerin serbest bırakılması, seçimlerin
demokratik olması ve diyalog yolunun yeniden açılması açısından önemine dikkat
çekiliyor.
Seminer
katılımcılarının analizleri yer yer düşündürdü. Lobi çalışmaları ve dostluğun
kendine has bir dili ve hassasiyeti var. Kürtlerin insan hakları ve ülkede
demokrasinin gelişimi için İsveç’te yapılan etkinlik ve çalışmalara işaret
ediliyor. Açık söylenmeyen ancak anlaşılması güç olmayan bir noktaya ısrarla
işaret etmek gerekir. Kürtlerin şiddet dışında, siyasi ve insani mücadele yöntemlerini
geliştirmesi ve bu konuda derinleşmesi lazım.
Amnesty
ve diğer insani örgüt raporlarında Türkiye’de son gelişmeler ele alındığında
’arka plan’ başlığı altında bugüne nasıl gelindiği konusunda temel bilgiler
veriliyor. AKP hükümeti ile başlayan barış ya da diğer adıyla ’çözüm sürecinin
önemine değiniliyor. Sonrasında başlayan olumsuz gelişmelerin temelinde, çözüm
süreci boyunca yaşanan olumsuzlukların olduğuna dikkat çekiliyor.
Kürt
tarihi, hataları tekrar etmekle ve fırsatları kaçırmakla dolu. Kürtler, savaş
kadar barış süreçlerini geliştirmek konusunda ısrarlı olmalı. Yıkım getiren
savaşlardan daha çok, barış ve çözüm sürecinin gelişimi için derinleşmeli.
Kırılan güvenin bir günde tamiratı mümkün olmadığı, konunun hasas olduğu
hatırda tutmalı. Tıkanmaya yol açan sorunlar için uygulanabilir perspektifler
sunma önemli. Süreci olumlu yönde geliştirebilen perspektivler üzerinde derinleşme,
bu konuda tecrübesi olanlara ulaşma, insani müdahale ile sürece saygınlık
kazandırma unutulmamalı. Yeni bir çözüm sürecinin başlaması önemli. Bunun
gerçekleşmesi için umutlu ve hazırlıklı olmak lazım.
Bölgede
süren savaşın getirdiği yıkım ve acıların bitmesi için umutla çalışma insan
hakları savunucularının görevi. Olumsuz gelişmelere, eleştirisel yaklaşmaya
devam edeceğiz. Bu eleştirilerimiz, iktidarı ve gücü elinde bulundurup, insan
haklarını göz önünde bulundurmayan her kesime yönelecektir. Olumlu eleştirilerimizin
yanında uygulanabilir tavsiye ve önerileri sunmanın hayati önem taşıdığının
bilincindeyiz.
Önümüzdeki
süreçte Amnesty’nin gönül dostlarıyla birlikte diyalogun önemini öne çıkarmak, barış
ve insani çözümlerde ısrar etmek ve demokrasinin gelişimi için daha fazla çaba
göstermek bizler için kaçınılmaz bir görev olacak.
Barış ve insan haklarının korunmasından yana
ağırlığını koyan gönül dostlarımızın da katılımıyla gerçekleşen seminerimize
katkı sunan ve gelen herkese teşekkür ediyoruz. Amnesty İsveç’in, Amnesty 06
Türkiye Grubuna güvenlerinden dolayı teşekkür ederiz. 21 Nisan 2018, Stockholm
Zarathustra Acat
Amnesty 06 Türkiye Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Amnesty Stockholm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Amnesty 06 Türkiye Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Amnesty Stockholm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Inga kommentarer:
Skicka en kommentar