tisdag 24 april 2018

AF ÖRGÜTÜ’NÜN TÜRKİYE ilE İLGİLİ SEMİNERİNDE DİYALOG VE BARIŞIN ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ



Amnesty 06 Türkiye Grubu 21 nisan günü, Af Örgütü’nün 2017-18 yıllık raporunun yayınlanması münasebetiyle Türkiye’de insan haklarının gelişimi konusunda önemli bir seminer düzenledi. Seminere Palme Center’den Türkiye Programı Sorumlusu Helin Şahin, İsveç Kurdistan Dernekleri Federasyonu Başkanı Keya İzol, İnsan Hakları Örgütü CHAK İsveç Başkanı Azad Heyder , tutuklu HDP Milletvekili Gülser Yıldırım’ın kardeşi Newroz Yıldırım, Center Parti milletvekili ve meclis dış ilişkiler komisyonu üyesi Kerstin Lundgren, Sosyal Demokrat Parti Merkezi Uluslararası Sekreter Vekili Evin İncir, Miljö Partisi milletvekili Pernilla Stålhammar, Stockholm Belediyesi Demokrasiden Sorumlu Başkanı Sol Parti’den Ann-Margethe Livh konuşmacı olarak katıldı. Kemal Görgü, monoloğu ve Gürsel Dayan sazı ve sözü ile renk kattı. Katılımcılara öğlen yemeği ve tatlı ikram edildi.
Yıllardır insan haklarıyla ilgileniyor, bununla ilgili toplantılara katılıyor, görüş alışverişinde bulunuyor ve insan hakları çerçevesinde etkinlikler düzenliyoruz. İsveç’in insani ve toplumsal örgütlerinin yanında, siyasi parti temsilcilerinin Türkiye ile ilgili değerlendirme ve analizlerinde de öne çıkan noktalara işaret etmek ve bunun paylaşılmasını önemli görüyorum. Seminer katılımcılarının da zaman zaman işaret ettikleri bu noktaları sizinle paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Katılımcıların da işaret ettikleri noktalardan yola çıkarak, seminerle ilgili notlarımı paylaşıyorum.

Askeri darbeyi yapanlara destek şüphesiyle on binlerce kişi işten uzaklaştırıldı. Darbeyle ilişkisi olmayan suçsuz kişilerin işine dönebilme süreci hızlandırılmalıdır. Hukukun üstünlüğü esası temelinde mağdurlara yardım ve gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.

Sokağa çıkma yasaklarının yaşadığı dönemde göçen ve göçmen durumuna düşen, evleri yıkılan ve eşyalarına zarar gelen yaklaşık 500 bin mağdurun sorunlarının çözümüne hız verilmeli. Zararları tespit edilmeli, giderilmelidir. 
Türkiye’de insan hakları konusunda kaygı verici gelişmeler olmaktadır. Durumun düzelmesi için İsveç’te de etkinlikler yapmak ve konuyu tartışmak önemli. Bu yapılırken diyalog yollarının açık tutulması şart. Türkiye’de insan hakları konusunda gelişmelerin olumlu yönde başlamasıyla, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin canlandırılması bir diğer önemli husus.

Türkiye yeni bir seçime hazırlanıyor, bu İsveç’te siyasi ve insani çevrelerinin ilgisini çekiyor, yakından takip ediliyor. Böylesi önemli bir sürece AKP ile diyalogları olan parti temsilcileri dolaylı yol ve diplomatik dil ile mesaj veriyor. Seçilmiş HDP milletvekilli ve yerel yöneticilerin serbest bırakılması, seçimlerin demokratik olması ve diyalog yolunun yeniden açılması açısından önemine dikkat çekiliyor.
Seminer katılımcılarının analizleri yer yer düşündürdü. Lobi çalışmaları ve dostluğun kendine has bir dili ve hassasiyeti var. Kürtlerin insan hakları ve ülkede demokrasinin gelişimi için İsveç’te yapılan etkinlik ve çalışmalara işaret ediliyor. Açık söylenmeyen ancak anlaşılması güç olmayan bir noktaya ısrarla işaret etmek gerekir. Kürtlerin şiddet dışında, siyasi ve insani mücadele yöntemlerini geliştirmesi ve bu konuda derinleşmesi lazım.

Amnesty ve diğer insani örgüt raporlarında Türkiye’de son gelişmeler ele alındığında ’arka plan’ başlığı altında bugüne nasıl gelindiği konusunda temel bilgiler veriliyor. AKP hükümeti ile başlayan barış ya da diğer adıyla ’çözüm sürecinin önemine değiniliyor. Sonrasında başlayan olumsuz gelişmelerin temelinde, çözüm süreci boyunca yaşanan olumsuzlukların olduğuna dikkat çekiliyor.
Kürt tarihi, hataları tekrar etmekle ve fırsatları kaçırmakla dolu. Kürtler, savaş kadar barış süreçlerini geliştirmek konusunda ısrarlı olmalı. Yıkım getiren savaşlardan daha çok, barış ve çözüm sürecinin gelişimi için derinleşmeli. Kırılan güvenin bir günde tamiratı mümkün olmadığı, konunun hasas olduğu hatırda tutmalı. Tıkanmaya yol açan sorunlar için uygulanabilir perspektifler sunma önemli. Süreci olumlu yönde geliştirebilen perspektivler üzerinde derinleşme, bu konuda tecrübesi olanlara ulaşma, insani müdahale ile sürece saygınlık kazandırma unutulmamalı. Yeni bir çözüm sürecinin başlaması önemli. Bunun gerçekleşmesi için umutlu ve hazırlıklı olmak lazım.

Bölgede süren savaşın getirdiği yıkım ve acıların bitmesi için umutla çalışma insan hakları savunucularının görevi. Olumsuz gelişmelere, eleştirisel yaklaşmaya devam edeceğiz. Bu eleştirilerimiz, iktidarı ve gücü elinde bulundurup, insan haklarını göz önünde bulundurmayan her kesime yönelecektir. Olumlu eleştirilerimizin yanında uygulanabilir tavsiye ve önerileri sunmanın hayati önem taşıdığının bilincindeyiz.
Önümüzdeki süreçte Amnesty’nin gönül dostlarıyla birlikte diyalogun önemini öne çıkarmak, barış ve insani çözümlerde ısrar etmek ve demokrasinin gelişimi için daha fazla çaba göstermek bizler için kaçınılmaz bir görev olacak.

Barış ve insan haklarının korunmasından yana ağırlığını koyan gönül dostlarımızın da katılımıyla gerçekleşen seminerimize katkı sunan ve gelen herkese teşekkür ediyoruz. Amnesty İsveç’in, Amnesty 06 Türkiye Grubuna güvenlerinden dolayı teşekkür ederiz. 21 Nisan 2018, Stockholm

Zarathustra Acat
Amnesty 06 Türkiye Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Amnesty Stockholm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Inga kommentarer:

Skicka en kommentar